Mindfulness Üzerine


Yazan Kıvanç Kışlal içinde . Yayınlanan Yorum bırak

Mesela zorlandığınız bir gün sonunda bir kadeh içki içip rahatlamak istediğinizde zihin bu kolay elde edilmiş huzuru arzu nesnesine dönüştürür ve o huzurda kalmak ister. Ama daha sonra, zorlandığınız konulara dönmekte daha da fazla zorlandığınızı hissedebilirsiniz

Mesela çok yoğun çalıştığınız bir dönemde tatile kaçmak istediniz. Tatille birlikte gelen bu kolay elde edilmiş huzur sizin tatil dönüşünüzde normal hayatınızı daha da katlanılmaz olarak algılamanıza yol açabilir.

Mesela seslerden rahatsız olduğunuz için kulaklıkla uyumaya başladınız, kulaklıkla gelen bu kolay elde edilmiş huzur sizin hoşlanmadığınız seslere bir sonraki sefer daha da uyuz olmanıza yol açabilir.

Neden kolay elde edilmiş ifadesini kullanıyorum, çünkü huzur dış koşulları değiştirerek geldiği için.

Bu bahsettiğim görecelilik kuralını her yerde görmek mümkün, tatilden dönüşte size işkence gibi gelen iş yaşamınıza eğer hapisten çıkıp da gitseniz ne mutlu olursunuz belki.

Mindfulness çalışmaları işte kolay elde edilecek huzurlar peşinde koşmaktan kişiyi kurtarabilecek bir araçtır. Aşıya benzer kendisi, içinde korunmak istediğiniz virusun zayıflatılmış halini barındırır.

Mesela dışarıdan gelen esnaf seslerine, ezan sesne uyuz oluyorsunuzdur. O zaman bir yarım saatinizi ayırıp camın kenarına oturup o sesleri dinlersiniz. Seslerin kulağınıza çarpışını, zihnin devreye girişini, seslere anlam yükleyişinizi farkedersiniz, bunun üzerine bedende duyguların oluşumunu, oluşan ruh halinizi gözlemlersiniz. Yani kaçmadan, bilinçli olarak sizi tam da rahatsız eden şeylerin doğasını anlamaya doğru bir yolculuğa çıkarsınız. Ve bu içsel analizde ufak ufak bazı bilgelikler belirmeye başlar, sizi rahatsız eden duygunun aslında kalıcı birşey olmadığını, gelip geçtiğini anlamaya başlarsınız, İyisiyle kötüsüyle her duygunun da aslında kalıcı olamayacağını ve gelip geçeceğini de görürsünüz. Sesleri gözlemlediğinizde aslında ses dalgalarının o kadar da rahatsızlık verici birşey olmadığını anlamaya başlarsınız, sesler sestir. Üzerine yüklediğiniz anlamları görmeye başlarsınız seslerin. Size asıl rahatsızlık verenin bu anlamlar ve direnciniz olduğunu görmeye başlarsınız. Ve en acıklısı(ama artık farkettiğiniz için de en güzeli) bunca zamandır aslında kendi kendinizi rahatsız ettiğinizi anlarsınız, ses değildir sizi rahatsız eden, zihin formasyonlarıdır.

Mindfulness çalışmaları ile gelen bu iç görüler, dış kaynaklı acıları değil ama içimizden kendi kendimize ürettiğimiz acıları görmek, bırakmak ve daha fazla üretmeme yolunu bize açabilir.

Bu yaklaşımı sizi ara sıra uyuz eden bir arkadaşınıza uyguladığınızda bakalım siz ne göreceksiniz?


Yazan: Kıvanç Kışlal

1979 yılında Ankarada doğan Kıvanç, 35 yaşında doğu felsefelerine ilgi duymaya başladı. Yok aslında 25 yaşında Aikidoya başlamıştı, 3 yıl gitmişti Aikidoya, sonuçta o da sevgi yolu, onu da sayarsak 15 yıllık bir geçmişi var bu konularda. Son 6 yıl ise budizm, tao, zen az biraz da sufizm’den beslenerek, derinlemesi kendini tanımaya adadı. Metodu ise mindfulness ve meditasyon oldu. Özellikle de vipassana meditasyonu ve shamata meditasyonlarına ağırlık verdi.  Tayland, Nepal ve Hindistan ve Macaristanda inzivalara ve eğitimlere katıldı. S…
Kıvanç Kışlal

abone ol
 

Paylaş