Baykuş Okulu Hikayesi

Bu hikayeye bir doğum günü koymak istersek ‘o gün’ muhtemelen 2012 yılının 21 Aralık günüdür.
O gün 12-13 kişi bir ateş seremonisindeydik Flora Akdeniz Bahçesi’nde, Filiz Telek’in davetiyle. Ateş sabaha kadar yandı, başında bir yandan sabaha kadar nöbet tutarken bir yandan da dünyadaki onlarca nehrin, dağın, gölün adlarını okuduk, kimimiz ney çaldı kimimiz ses çıkarttı. İşte o saatlerde o çemberdeki bir insan (belki de daha fazlası) gözündeki yaşlarla ‘bir’liğini hatırladı tüm varoluşla, ilk defa bu kadar derinden.

Sonra bir video geldi YouTube’a yine gözde yaşlarla karlı bir İstanbul gecesinde seyredildi

Aynı günlerde ZUMBARA’ya dahil olundu, saatler verildi, saatler alındı, bir toplulukla hediyelerini karşılık beklemeden paylaşmak ne demekmiş deneyimlendi

Sonra çember adabı (way of council), topluluk olma, topluluk içi iletişim eğitimleri

‘Barış Köyü’ diye bir oluşum başladı; İstanbul’da ve Çandır’da toplaşmalarla-kırsalda bir yaşam kurmak isteyenlerle.

‘Çandır Candır’ dönemi başladı; bir köyde 4 can birlikte yaşadılar, birlikte çalışmalar yaptılar onlarca başka canı ağarlayarak Rob Galacticus Prime ve Andrew Davies hocaları ile.

Bir kız çocuğu vardı 14 yaşında not ortalaması yüzünden okulundan ayrılmak durumunda kalmıştı – annesi karar verdi yine gözde yaşlarla ‘kırsalda bir okul kuracağım’ dedi, benzeri olmayan.

‘Acemi Kabile’ toplaşmaları yapıldı kırsalda birlikte bir yaşama niyet eden canlarla yine

Anemist geleneğin bilge hocası Beatrice ile yine Flora’da baykuş geldi çembere; ‘bu gözlerden veriyorum sizlere de karanlıkta görebilmeniz için’ dedi…

2019’da küçük bir grup insan bir çağrıyla kıymetli bir dostlarının evinde büyük, manzaralı bir odada toplandı, yedi, içti, dans etti, bir gece yattı kalktı, konuştu ve ‘belki olur birşeyler kimbilir’ belirsizliğiyle ayrıldı…

‘Korona diye bir salgın var, evde kalın’ dediler. Baykuş Okulu başladı internet ortamında çevirimiçi zoom’lar, instagram yayınları ve kayıtlarıyla…Dostlar maddi manevi desteklemeye başladı, Kamyar Houbakht ve Kenan Soylu teknik altyapısını hazırladı, Aysu Erdoğdu logosunu çizdi, rehberler yolculukları ve yazılarını yükledi, web sitemiz devreye girdi.

Şimdi ve burada tüm atalarımıza, hocalarımıza ve doğaya şükranlarımızla yola çıkıyoruz hayırlısıyla…

abone ol
 

Paylaş