Yolculuk

Topluluk Destekli TRAVMA Çalışması

Topluluk Destekli Travma Çalışması 

Doğduğumuzda bu dünyaya güvenerek başlıyoruz hayata değil mi? Peki sonra ne oluyor da kronik yorgunlukla, anksiyeteyle, bağımlılıklarla, başkalarını veya geleceği kontrol etmekle boğuşmaya başlıyoruz. 

Travma ile çalışanların çok iyi bildiği gibi bugünün dünyasında hemen hepimiz bir travma denizinde yüzmekteyiz. Travma ‘kötü’ veya ‘yanlış’ birşey değildir, günümüz dünyasının gerçeğidir. İster çocukluğumuzdan ister atalarımızdan ister kolektiften taşıyor olalım hepimizin üzerinde bugünümüzü etkileyen yükler bulunmakta. ‘Çözümlenmemiş geçmiş  kaderdir’  der Thomas Hübll.

İyi haber ise şu ki üzerimizdeki travma kalıntılarını (travma başımıza ne geldiği değil onun taşıdığımız etkileridir) bilinçli farkındalığımız, bedenimizle bağımızı güclendireceğimiz çeşitli basit pratikler ve birbirimizi desteklediğimiz bir güven ortamında dönüştürmek mümkün. ‘Güven ortamı’ bu çalışmanın önemli bir parçasıdır; topluluk ruhu kalpten dinleme ve kalple ifadenin sadece o anda o alanda kalmasıyla mümkündür. 

Epigenetik bilminin de artık kabul ettiği gibi travma çalışmaları sadece kendimiz için değil aynı zamanda bizden öncekiler ve bizden sonrakiler için de dönüştürücü olmaktadır. Geçmişin hayaletlerinden kurtulmak mümkün…

‘…dan dolayı travmatize oldum, çok travmam var’ diye üzülmeyin. Birlikte, topluluk desteği ve güveniyle, öğreneceğimiz basit pratiklerle sinir sistemlerimizi regüle edebilir, regülasyondan çıktığımızda daha çabuk merkezimize dönebiliriz.

Bu 3 aylık çalışmada her hafta Cumartesi saat 12’de buluşarak

-çeşitli basit bedensel calışmalar, nefes ve meditasyonlarla kendimizi nasıl dengede tutabileceğimizi hatırlamaya

-travmanın kendimiz ve başkaları ile olan ilişkilerimizi nasıl etkilediğini fark etmeye

-kolektif travma gözüyle travma kavramının genişletilmiş halini anlamaya

-çeşitli pratiklerle dünyada iyileşen ve iyileştiren birer varlık olmaya niyet ediyoruz.

Çalışmamız her aylık bölümün sonunda soru-cevap oturumunu ve psikolog arkadaşımız Evren Gönenç ile yapabileceğiniz bireysel seansları kapsayacaktır.

Dileğimiz 3 ayın sonunda çalışmamızı fiziksel bir buluşma ile de taçlandırmaktır.

Çalışma diğer Baykuş Okulu çalışmaları gibi armağan ekonomisi (beğeni ve bütçeye göre katkı) ile yapılacaktır.

Travmalarımızla çalışmak kendimize, bizden sonraki ve önceki nesillere verebileceğimiz en kıymetli hediyedir. Travmalarımızla çalışmak bizleri otomatik olarak tekrarlanan paternlerden kurtararak kendi geleceğimizin sürücüsü olabilmeyi sağlar.

Bu çalışma bir terapi değildir, terapiye destek olabilir.

 

Begüm Erenler

Rehber: Begüm Erenler

Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunudur. 1996’da yerleştiği güneybatıda uzun yıllar dil öğretmenliği yaptıktan sonra 2005-2008 yılları arasında yerel bir gazete çıkarmış, 2013-2016 yılları arasında çocukların çevre bilincini geliştirmeye yönelik yöredeki ilk çocuk yaz kamplarını düzenlemiştir.

2012’de bir ateş seremonisiyle farklı bir şeylerin kendisini çağırdığını fark etmiş, Zumbara’nın bilgelik çemberinde, Findhorn Ekoköyü’ndeki “Yeni Hikâye Zirvesi”nde yer almış, topluluk oluşturma, topluluk içi iletişim, armağan ekonomisi ve birlik bilinci konularında çeşitli eğitimler alarak çok sayıda etkinlik ve inziva düzenlemiştir. Hayatını ve topluluk oluşturma hikâyelerini anlattığı 8 kitapçık yazmış, yerel ve küçük ölçekli birçok topluluğun oluşmasında öncülük etmiş ve etmektedir.

Master Lo ile Feng Shui, Judith Kravitz ile transformal nefes, Silvia Hartmann ile emo-trans, Annie Street ile reiki, Joanne Sparow ile EFT, Kefas Berlin ile ‘Sesini Özgürleştirme’ çalışmıştır. ‘Meclis Adabı’ hocası Rob Dreaming ile çeşitli inzivalar ve ‘Nature Council’ çalışmaları düzenlemiştir. Anemist geleneğin bilge hocaları Beatrice Simon ve John Luke Edwards ile çalışmalarını sürdürmektedir.

Ayrıca Sounds True tarafından düzenlenen ve Peter Levine, Jeffrey Rutstein ve Deb Dana gibi kıymetli hocaların önderliğindeki ‘Trauma Healing’ programına ve 2022 Ağustos’ta Thomas Hübl tarafından Almanya’da düzenlenen ‘Kolektif Travma’ kursuna katılmıştır.

Çocukluğunda piyanist komşularının duvarına kulağını dayarayak başladığı müzik hayatına piyano eğitimi alarak devam etmiş, çocuk korolarında, B.Ü. Dünya Halk Şarkıları Korosu’nda ve Rönesans Topluluğu’nda Adnan Saygun’un öğrencisi etnomüzikolog Tugay Başar ile sürdürdüğü akapella koro deneyimlerini son zamanlarda doğaçlama müziklerin içine sesini ve nefesini katarak gerçekleştirmekte, sesi duygusal dönüşümlerin destekçisi olarak kullanmak üzerine çalışmalar yapmaktadır.

Mart 2020’de başlattığı Baykuş Okulu girişimini memnuniyetle sürdürmektedir.

Kendisini insanın ruhuyla, nefsiyle ve doğayla olan bağlantısını güçlendirmekle ilgilenen bir yolcu ve rehber olarak görmektedir.

İki yetişkin çocuğu vardır.

abone ol